download resistivity curves in pdf form

HOM- 1,2,3,4 -

Yüzeyde iri taneli kuru kum, bloklu veya normal boydaki çakillarin bulundugu ve bu birimleri takiben yerini su ile doygun kumlu (SP) ve killi (CL) veya siltli (ML) birimlere birakan egriler Sekil-HOM-1,2,3,4’de görülmektedir. Bu tür egriler Vadi-Ibrahim ve Vadi-Naman gibi sicaklik nedeniyle yüzeyin asiri kuru oldugu ve yer alti suyunun derinlerde yeraldigi sahalarda siklikla görülen egri tiplerini olustururlar.


Su rezistivitesinin 5-45 ohm.m arasinda ölçüldügü yörelerde K, formasyon faktörünün yaklasik 2-6 araliginda (Arulmoli ve digerleri, 1985) oldugu düsünülürse, rezistivite egrisi üzerinde elde edilen 500-800 ohm.m degerinden süratte yer alti suyunun bulundugu seviyelere yani 50-150 gibi degerlere düsecektir. “Cidde-Mekke-Taif” sahasindaki yer alti suyu etütlerinde K formasyon faktörünün 2.8 ile 14 arasinda degistigi görülmüstür (Italconsult, 1967).


HOM-3 egrisi bugün üzerinde Mersin-Termik Santralinin bulundugu kesimde ve deniz kenarinda elde edilmistir. Bu egride 2 ayri yer alti suyu tasiyan jeolojik birim belirlenmistir. Ilk seviye %70 GP ve %25 SP içeren tabakada ve bu seviye yaklasik 6 metrede yerini Kil (CL) birimlere terketmektedir. Su tasiyan ikinci tabaka %45 GP ve %75 SP oranda birimleri içermekte olup bu birimler 18 metrede yerini killi birimlere birakmaktadir. Böylelikle iki geçimsiz tabaka arasinda artezyen sartlari altinda gelisen verimli bir akifer; yani ikinci bir su tablasini olusturmustur. Günümüzde gelistirilen en iyi bilgisayar programlari bile bu ikinci seviyeyi atlayarak sonuç vermektedir. Bu nedenle bu verimli akifer tabakasini ortaya koyabilmek sadece A3 ebadinda log-log kagit üzerinde mümkün olabilmektedir. 11 ve 8 metreler arasinda elde edilen “fazla verimli su tablasi” A-4 ebadinda logaritmik kagitlar üzerinde yuvarlatma (smoothing”) nedeniyle tamamen görünmez hale gelmektedir.


Sekilden görülecegi gibi SPT darbe adetleri çakil iriliginin artmasiyla yükselme göstermektedir. Iri çakillarda darbe adedi 33-41 arasinda degisirken ince kumlarda 21-27 olmaktadir. Rezistivite egrisinden görülebilecegi gibi, kile rastlayan seviyelerde darbe adedi 13’e düserken, görünür rezistivite degerlerinde dikkate deger düsüslerle birlikte izlenmektedir.

Temelde serpantin veya klorit sist veya granit gibi masif formasyonlar, genellikle düsmekte olan egrilerin aniden yükselmeleriyle kolaylikla taninmaktadirlar (HOM-4).

HOM- 5 - 26 -

HOM-5 ile HOM-26 rezistivite egrileri karakteristik çan seklinde olup Türkiye’nin bütün sahil kentlerinde (Dalaman, Antalya, Iskenderun) siklikla karsilasilan egrilerdir. Bu egrilerde dikkat edilmesi gereken durum, çakil ve kumun (GP-SP) bazen kireç, kil veya silisli çimentodan olmasi halinde de benzer durumda egriler elde edilmesidir. Çimentolasma derecesinin ne ölçüde oldugu rezistivite verilerinden daha ziyade sismik refraksiyon çalismalariyla mümkün görülmektedir. Iskenderun Demir-Çelik Tesislerinde elde edilen rezistivite egrilerin yani sira, sismik P-dalgasi hizlarinin bilinmesi büyük yarar saglamistir. Zira tek basina rezistivite sonuçlari bu birimleri çimentosuz çakil-kum gibi gösterebilmektedir. Mekanik sondaj sirasinda kireç veya killi çimento malzemesi dagilarak yüzeye çiktiklarindan adeta çakil ve kum gibi bir yanilgi dogmaktadir. Alt seviyelerde mevcut olan konglomera bundan böyle çakil veya kum olarak jeolojik log da yerini almaktadir. Bu durum özellikle karayollarinda malzeme etütü yapan jeofizikçiler için önemlidir.Zira dinamit patlatilarak kazi çalismalari yapilabilecek zemini jeofizik kesitte çakil olarak göstermek mümkün görülmektedir. Bu sorunu ortadan kaldirmak için rezistivite çalismasinin yanisira mutlak surette Sismik P-dalgasi hizinin arastirilmasi gereklidir. 2000 m/s hiz degerinin üzeri sözü edilen çimentolu olusumun varligini gösterir.

HOM- 5 -

Yüzeyde 1.25 m. kalinlikta ve ayrica yeraltisuyu nedeniyle islak durumda bulunan killi veya siltli birimleri takiben (yaklasik 10-25 ohm.m.), su ile doygun çakil ve kum (GP-SP) seviyeleri yer almaktadir. Bu birimlerin altinda silt, kil veya yagli kil birimleri yer almaktadir.

Burada dikkat edilecek husus Y.S.S. (G.WT) yer alti su seviyesi sondajla 1.5 m de belirlenirken akiferin artezyen sartlari altinda olmasi nedeniyle yaklasik 50 cm yükselerek yüzeyden 1 m. derinlige gelmesidir. 2 tabakali abaklarla çakistirma yaparak yorumlama yapildiginda; çakistirilan 2 tabaka teorik egrisine ait haç ayni anda hem kil-çakil sinirini belirleyebilecek ve hem de yer alti su seviyesini belirlemis olacaktir. Sekil(HOM-5)’in sag tarafinda sediman birimlerin sembollerle tarifleri verilmistir.

HOM- 6 -

Sekil(HOM-6)’da, killi ve siltli malzemelerin çakil ve kum içinde fazlasiyla bulunmasi halinde egrinin HOM-5’den daha basik oldugu görülmektedir. Siltli-killi (SP-GP) burada 62 ohm.m degerine düsecektir. Egri tepesinin düzlestigi kesimlerde siltli ve killi birimlerin miktarinda artis oldugu kaydedilmektedir.
Bu kuyuda Y.S.S. daha önceki örneklere benzer tarzda 1.40 m. iken kuyu açilinca artezyen yaparak 0.75 metreye yükselmistir.

HOM- 7 -

Sekil(HOM-6)’da, killi ve siltli malzemelerin çakil ve kum içinde fazlasiyla bulunmasi halinde egrinin HOM-5’den daha basik oldugu görülmektedir. Siltli-killi (SP-GP) burada 62 ohm.m degerine düsecektir. Egri tepesinin düzlestigi kesimlerde siltli ve killi birimlerin miktarinda artis oldugu kaydedilmektedir.
Bu kuyuda Y.S.S. daha önceki örneklere benzer tarzda 1.40 m. iken kuyu açilinca artezyen yaparak 0.75 metreye yükselmistir.

HOM- 8 -

Bu egride dinamik sondaj grafigi (10 darbede cm ilerleme) derinligin bir, fonksiyonu olarak gösterilmektedir ve ayrica görünür rezistivite ve sondajin ilerleme hizi ayni eksen üzerinde gözlenmektedir.

Zeminin sikilik durumu da derinligin (veya a’nin) bir fonksiyonu olarak gösterilmektedir. Burada ilgi çekici durum rezistivite derinlik degisim egrisinin, sondajin ilerleme zamani egrisine olan paralelligidir. Diger taraftan dinamik sondaj sonuçlariyla sondajin ilerleme zamani tamamen ters yönde iliskilidir. Bu sondajlarda Y.S.S’i 2.10 m. olup silt ile kum kontagina isabet etmektedir.

HOM- 9 -

Bu grafikte SPT test sonuçlariyla rezistivite egrisi arasindaki iliski ve jeolojik log birarada görülmektedir. Ilk 1 metrede kil-(çakil-kum) kontaginda yer alti suyu 0.5-0.7 yükselmistir. 10 darbede cm olarak ilerleme egrisi özellikle yagli kil (CH) ve kil (CL) seviyesinde dikkate deger sekilde azalmalar görülmekte ve güvenilir bir zemin ortamina girilmektedir.

HOM-10 -

Yer alti suyuna 2.15 metrede girilen bu sondajda bloklu ince çakil yüksek görünür rezistivite ile egri üzerinde kendini göstermektedir. Sizma testleri ile elde edilen Q ve K degerleri yatay eksen boyunca gösterilmekte ve (bunlar daha sonra da transmissibilite degerlerinin elde edilmesinde kullanilmistir Bakiniz B) bunlar darbe adedinin derinlikle nasil degistigini jeolojik logla birlikte göstermektedir.

HOM- 11 -

Yer alti suyuna 1 metrede girilen bu sondaj kuyusu yakininda elde edilen rezistivite egrisi dinamik sondaj verileri ile birlikte korele edilerek yatay eksendeki jeolojik logla birlikte gösterilmektedirler. Yüzeyde oldukça büyük penetrasyon miktari gösteren bu egrilerde killi ve siltli birimlere girildiginde penetrasyon direncinin süratle arttigi izlenmektedir. SPT testlerinin sonuçlari ile yaklasik 6 metre kalinligindaki çakil ve kum “gevsek” olarak tarif edilmistir

HOM- 12 -

Sismik ve rezistivite sonuçlarinin beraberce gösterildigi bu sekilde özellikle çakil-kum (GP-SP) birimlerinden killi marna girdiginde sismik hiz degerlerinde artma görülürken, marnin asiri Cl veya SO4 içermesi nedeni ile rezistivitede 24 misli bir azalma meydana gelirken sismik hizin formasyonun içerdigi suyun kondüktivitesine bagli olmamasi nedeni ile 1.2 misli artmaktadir. Ayrica sondajin ilerleme zamani sismik hizin artisi ile artma göstermektedir. Killi marn içerisinde basinçli su testleri yapilmis ve marnin ilk seviyelerinde oldukça fazla su kayiplari görülmüstür. Ayrica sizma testleri ile alüvyon içerisindeki permeabilite degerleri de hesaplanmistir.

HOM- 13 -

Bu rezistivite egrisinde yüzeyde 18 ohm-m rezistiviteye sahip siltli ve killi birimler 2 metreden sonra yerini siltli kuma (SM) birakmistir. Yer alti su seviyesinin 2.85 metrede girildigi bu egride 16 metreden sonra egri tatli bir sekilde bükülerek yerini killi ve yagli killi birimlere birakmaktadir.

HOM- 14 -

Sismik ve I.P verilerinin jeolojik logla birlikte degerlendirildigi bu egri yaklasik 100 metre derinlige kadar sürdürülmüstür. Burada sondajin ilerleme zamani derinligin bir fonksiyonu olarak gösterilmistir. Ayrica killi marn içerisinde çatlaklik durumunun belirlenmesi amaci ile basinçli su testleri ve buna ilave olarak alüvyonda yapilan permeabilite çalismalari ile birlikte gösterilmektedir. Daha önceki örneklerde görüldügü gibi killi marna girildiginde rezistivitede yaklasik 60 misli bir azalma görülürken sismik hizda 1.5 misli bir artma izlenmektedir. Sismik dalga hizi suyun kondüktivitesine bagli olmadigi bu sonuçlarla bir daha görülmektedir. 0.3 c/s ve 10 c/s gibi iki ayri frekans bandinda alinan IP sondajlari SP-GP (kum-çakil) çok iyi bir uyum gösterirlerken yaklasik 25 metre derinlikten itibaren dikkate deger farkliliklar izlenmektedir. Bu farkliligin nedeni belkide genis iki frekans bandinda yüksek oranda klor ve sülfat içeren killi marn birimlerinin elektriksel davranislarinin çok büyük araliklarda olmasidir. Bu degisikliklere her ne sebep olursa olsun killi marni çakil ve kum seviyelerinden ayirmakta I.P ölçülerinin 0.3 ve 10 c/s degerlerinin oldukça etkili oldugu görülmektedir.

HOM- 15 -

Permeabilite ve darbe adedi ölçümlerinin derinlikte degisimi ve ayrica kuyunun jeolojik deskripsiyonu ile birlikte sunulan seklin hemen yukarisinda gerçek rezistivitenin derinlikle (veya a) ile degisimi yer almaktadir. Yer alti su seviyesine 1.45 metrede girilmistir. Permeabilite sonuçlari ve gerçek rezistivite arasindaki iliskilerden verimli akifer tabakalarinin bulunabilecegi sahalarin önceden belirlenmesi konusu (Bölüm B’de) sunulacaktir.

HOM- 16 -

Bu elektrik sondajinda görünür rezistivite degerlerinin yanisira sondajin 10 darbede ilerleme miktari derinligin bir fonksiyonu olarak gösterilmektedir. 1.24 metrede (CL-ML) seviyeleri yerlerini (GP-SP), GC seviyelerine birakmistir. 10 cm için darbe adetleri özellikle SM-ML, CH seviyelerinde çok düsük bulunmustur. Bu grafikte ayrica yatay eksen boyunca zeminin hesaplanan tasima gücü seviyeleri gösterilmektedir.

HOM- 17 -

Yüzeyde 1 metre kalinligindaki killi ve siltli birimleri takiben yerini iri çakil GP seviyelerine birakilan bu sondaj kuyusunda yer alti su seviyesi kuyunun artezyen yapmasi nedeni ile 0.4 metre derinlige yükselmistir. Çan seklindeki egride dördüncü tabaka Dalaman civarindaki serpantinlerini göstermekte ve yaklasik 100 metrede silt, kil birimleri yagli kil yerlerini serpantin temel kayaya birakmaktadir. Sondaj verileri ile elde edilen zemin tasima gücü derinligin bir fonksiyonu olarak gösterilmektedir. Buna ilave olarak sondajin 10 darbede ilerleme miktari cm olarak görülmektedir. Sondaj kuyusundaki su 13 metre civarinda artezyen yaparak yüzeye çikmistir.

HOM- 18 -

2 metre kalinligindaki silt tabakasini takiben yassi, yuvarlak, iri çakilli birimlerin görüldügü bu sondaj egrisinde yeraltisuyu 2.10 civarinda belirlenerek gerçek rezistivitesi 220 ohm-m olarak hesaplanmistir. 16-20 metre arasinda çakil ve kumdaki kil miktari dikkate deger sekilde artmalar göstermis bu son durum daha önceki örneklerde oldugu gibi rezistivite egrisinde dikkate deger düsüslere neden olmustur.

HOM- 19 -

Çan seklindeki egrilere diger bir örnekte HOM-19’da görülmektedir. 1 metre kalinligindaki CL-CH seviyesi ile SP-GP birimleri kontaginda yer alti su seviyesine girilmis isede, artezyen sartlarinda bulunan bu akiferde 0.65 metreye yükselmistir. Bloklu çakil seviyelerini takiben gelen 4.96-6 metre arasindaki “CL-CH” birimleri rezistivite degerinin ani yükselis göstermesini takiben düsüslerine neden olmustur. Gerek yüzeye yakin ve gerekse 20 metrenin altindaki kil ve plastik kil seviyeleri 25-27 ohm-m degerleri ile karakterize edilmektedir.

HOM- 20 -

Gri mavi renkli düzensiz açik çatlakli “Kuvarsit” üzerinde yesil renkli çok çakilli alüvyonun yer aldigi bu egride yer alti suyu 2.47 metrede görülmektedir. Diger taraftan yatay eksen boyunca sondajin ilerleme zamani karot yüzdesi ve basinçli su testleri iki atmosfer için hesaplanarak gösterilmektedir. Temel kaya olan kuvarsite yaklasik 8 metrede girilmistir.

HOM-21 -

IP[0.3-5 cps] ve rezistivite ölçülerinin beraberce alindigi bu ölçüde 200 metre derinlige kadar IP ve 100 metre sondaj derinligine kadar inilmistir. Kum ve çakilin yüzeyden itibaren 24 metrede mavi renkli marna girdigi görülmektedir. Konglomera seviyesinin marnin üzerinde yer almasi ve çimento malzemesinin kireç olmasi nedeni ile çakil sismik hizi olan 1800 m/sn’den 2142 m/sn degerine yükselmesine neden olmustur. Ancak görüldügü gibi marnin gerçek rezistivitesi 7-9 ohm-m olarak elde edilmistir. I.P ölçüleri 5 ve 0.3 cps araliginda marn içinde farkli davranis göstermemektedirler.

HOM- 22 -

Su ana kadar oldukça simetrik ve düzenli bir sekilde sedimantasyon gösteren homojen akiferlerle ilgili örnekler sunulmustur. HOM-22’de çakil-kum seviyelerinin arasina birikmis silt (ML) seviyesinin bulunmasi halinde çan seklindeki egri tiplerinin testere uçlu bir görünüm kazandigi izlenmektedir. Buradaki silt seviyesi rezistiviteyi 15 ohm-m seviyesine düsürmüstür. Silt ve yagli kilin zemin tasima gücünü 1-2 kg/cm2 kareye yükselttigi görülmektedir. 1 m’de görülen yer alti suyu seviyesi 0.6 metreye yükselerek artezyen sartlarindaki bir örnek egri tipi olusturmustur.

HOM- 23 -

Su ana kadar sunulan egrilerde killi siltli birimler arasinda iyi dereceli kum ve çakil seviyelerine örnekler gösterilmekteydi. Ancak ani su taskinlari ile iri bloklu çakillarin ovalara tasinmalari sonunda çok farkli bir görünümde rezistivite egrileri ortaya çikmaktadir. 1.90 metrede kumlu çakil içinde yer alti su seviyesine girildiginde bu egride çok ani rezistivite artislari ve düsüsler yasanmakta böylece görünür rezistivite degerlerinin (200-700 ohm-m) gibi oldukça yüksek degerlere ulastigi dikkati çekmektedir. Egrinin son kisminda izlenen çok ani düsüslerin kil ve yagli kil nedeni ile oldugu görülmektedir.

HOM- 24 -

Yer alti su seviyesine 2.10 metrede girilen bu sondaj kuyusunun verdigi rezistivite egrisinde yüksek görünür rezistivite degerleri hakim durumdadir. Buna neden iri veya bloklu GP-SP çakil-kum seviyelerinin varligidir. 18. metreden itibaren artan kil miktari rezistivitenin süratle düsümünü beraberinde getirmekte ve 838 ohm-m degerine sahip çakil-kum seviyeleri yerini hizla 16 ohm-m degerlerine birakmaktadir.

HOM- 25 -

Yüzeyde 1.36 metre kalinligindaki kil seviyesini takiben az siltli ve killi çakil 4.56 m’de yerini killi silte birakmistir. Killi ve siltli birimler çan seklindeki egrinin seklini önemli ölçüde degistirerek, egriye basik bir görünüm kazandirmistir. Egrinin basinda ve sonunda gene simetrik sekilde gerçek rezistivite degerleri olarak 21-25 ohm-m degerleri elde edilmektedir.

HOM- 26 -

Permeabilite testlerinin yapildigi bu rezistivite ölçü noktasinda gene çan seklinde bir egri örnegi bulunmustur. Yer alti suyu 1.8 metre degerinde ölçülmüstür. Bu su seviyesi siltli ve ince çakil içerisinde yer almaktadir. Çok az siltli ince çakil 261 ohm-m gibi büyük degerler göstermekte, egrinin düsen kisminda diger örneklerde görüldügü gibi yaklasik 20 ohm-m degerler veren yagli kil birimlerine geçis görülmektedir.

HOM- 27 -

Bilindigi üzere Dalaman ve Rodos Adasi tarihte sik sik büyük tsunamilere sahne olmaktadir. Kiyi seridine yaklasik 50 metre mesafede alinan ölçüler, tuzlu suyun kara içindeki önemli etkinligini göstermektedir. Yüzeyden 2 m kalinligindaki kil ve silt tabakasini takiben kum seviyeleri 32 metre kalinliginda olurken yer yer siltli kum ve çakil birimleri ile kaplidir. Ancak tuzlu suyun yaklasik 0.5 ohm-m olan rezistivitesi yüzeyden itibaren 1.2-0.7 ohm-m arasinda degisim göstererek çan seklinde bir egrinin adeta düzleserek derinlikle degisim gösterdigi dikkati çekmektedir. Egrinin sonunda yükselen kisim killi birimleri göstermekte ve yaklasik 25 ohm-m gibi daha önce üçüncü tabaka olan kil için elde edilen degerleri isaret etmektedir. Bu sonuçlar bize fazla miktarda NaCl içeren suyun iri taneli kum ve çakil içinde rahatlikla dolasirken bunlarin derinlerde yer alan kil veya silt içine giremedigi ve dolayisi ile üçüncü tabaka olarak ortaya çikan silt ve kil birimlerinin karakteristik 20-25 ohm-m degerlerinin elde edildigi görülmektedir.

HOM- 28 -

200 m. derinlige kadar inen bu elektrik sondajinda yatay eksen boyunca sondajin jeolojik deskripsiyonu yanisira sizma deneyleri sonuçlari da yer almaktadir. Özellikle siltli birimlerin yer aldigi seviyelerde su kayiplarinin azaldigi dikkati çekmektedir. Sondajin ilerleme zamaninin görünür rezistivite egrisine paralelligi önemlidir. Yer alti su seviyesinin egrideki çan seklindeki kismin hemen baslangicinda ortaya çikmasi ilginç görülmektedir.

HOM- 29 -

Yaklasik 22 metrede granit temel kayaya girilen bu elektrik sondajinda, granit içinde basinçli su testleri alüvyonda ise sizma testleri yapilmistir. 1.35 metrede yer alti suyuna girilen bu kuyuda iri bloklu çakilli alüvyon 16.40 metreye kadar devam etmis, 16.40 ve 22 m. arasi kismen bloklu malzemeler yer almistir. Düsey çatlakli granit içinde yapilan basinçli su testleri derinlikle önemli ölçüde degisimler göstermektedir. Sondajin karot yüzdeleri sondaj penetrasyon hizi ve hesaplanan permeabilite degerleri yatay eksen boyunca gösterilmektedir. Yeralti suyu 161 ohm-m olarak belirlenen alüvyon içerisinde elde edilmistir. Özellikle iki tabaka egrileri ile çakistirma yaparak veya tag yorumlama yöntemini kullanip egri yorumlamalarina gidildiginde ne yazik ki çok hatali ve gerçek jeolojik degerlerden yüzde yüz farkli sonuçlar veren temel kaya derinlik hesaplamalari yapilmaktadir. Bu hatayi önlemenin tek yolu sismik refraksiyon yöntemini kullanarak özellikle sismik hizin alüvyonda en fazla 1800 m/sn granitte ise 4000-5000 m/sn gibi farkli hiz degerleri vermesi nedeni ile yüzde yüz dogru sonuçlar elde edilmektedir.

HOM- 30 -

Ayni egri üzerinde hem homojen hemde heterojen akiferlere örnek bir egri HOM-30’da gösterilmektedir. Çan seklinde gelisen egrinin ilk bölümünde 3 farkli derinlikte yer alti suyu seviyesi görülmektedir. 42 ohm/m gerçek rezistivite degerleri ile belirlenen pliosen çakillari 1117 m/sn gibi düsük P dalga hizlari ile belirlenmektedir. Ancak gerçek anlamda verimli akifere, yani heterojen akifer olan kireçtasina yaklasik 82 metrede rastlanmistir. Bu sondajda 46 metreye kadar devam eden kirmizi renkli kil daha sonra yerini genellikle yuvarlak köseli, 10-20 cm büyüklügünde kalker çakillara birakmistir. Kiriklilik ve parçalanmadan dolayi P dalga hizlari kireçtasinin kontakt noktalarinda 3000 m/sn gibi degerler vermektedir. Bu zonun fayli kireçtasina esdeger oldugu dikkati çekmektedir. Gene bu zon karstik kireçtasina isaret etmekte olup yer alti suyu açisindan oldukça verimli seviyelerdir. Rezistivite egrisinin hemen yüzeyinde yer alan IP ölçüm sonuçlari yaklasik 6 aylik farkli bir zaman dilimi içerisinde alinmistir. Bu egrinin rezistivite egrisi ile olan çok degisik durumu özellikle üst seviyelerdeki çakil ve killi birimlerde dikkati çekmekte ise de kireçtasinin yer aldigi seviyelerde farkli bir degisim görülmemektedir.

HOM- 31 - 45 -

Turanli ve Bornova kavsaklari(IZMIR) arasindaki(Hom-40,41,42,43,44,45) 2.5 km.uzunlugundaki expres yol üzerinde ve Sapanca gölünün güney kesiminde(Hom-31-Hom-45) ve göl kenarindan geçen otoyol üzerinde alinan elektrik sondajlari ve bunlarin sondaj loglariyla olan korelasyonu HOM-31 ve HOM-45 arasinda gösterilmektedir.Hom-33 de görülecegi gibi su ile doygun bir zeminde `Poisson orani`, 0.5 degerine çok yaklasmaktadir. Bornova ve Turanli Kavsagi arasindaki egrilerde görünür rezistivite degeri bazen 3 ohm.m degerine kadar düsüs göstermektedir. Bunun nedeni belki de yüzeydeki iri çakil ve kumlu birimlerin içine sizan deniz suyunun ölçülen rezistiviteye etkisidir. Izmir’de oto yol üzerinde elde edilen egrilerde dikkati çeken en önemli husus `SPT` degerleriyle `görünür rezistivite` arasindaki mükemmel korelasyondur. Hom-32,33,34,35,36,37,39 da bu korelasyon çok belirgin olmakta adeta her iki egri bir digerine paralel gelisim göstermektedir.