ÖZET

Genellikle volkanik ve püskürük kayaların içerisinde yer altı suyu, tabakalanma sınırları boyunca ayrıca çatlak ve kırıklar istikametinde gelişim göstermektedir. Bundan böyle bozuşmış kayalar yüksek porozite ve permeabilite değerleri vermektedir. Eğer bozuşma zonları derinlere kadar uzanırsa yeraltı suları için ideal bir su kaynakları oluştururlar. Fakat püskürük kütlelerin masif olması halinde yer altı suyu içermedikleri bilinmektedir. Bu çalışmalar daha önceki Zigana Tüneli boyunca yapılan araştırmalara benzer tarzda rezistivite eğrileri üzerinde anormal bükülmelerin görülmesi üzerine derinlerde muhtemel fay zonları boyunca yer altı suyu hareketlerinin mevcudiyeti düşünülmüştür. Kabe'nin hemen yakınında alınmış olan 3 adet ölçü Şekil ?? ‘de görülmektedir. R-06 ve R-12 ‘de 25 ve 60. metrelerde suyla doygun bir zonun mevcudiyeti görülmektedir. R-09 eğrisi üzerinde ise 60 metreden başlayan ezilme zonu 100 metreden daha derinlere kadar etkili olduğu görülmektedir. Görünür rezistivetedeki ani düşüşler muhtemel bir fay zonunun mevcudiyetini göstermektedir. R-06 noktasındaki ezilme zonu R-03 noktasına göre daha sığdır. Yapılmış olan Gül diyagram mevcut hakim durumdaki eklem ve fay zonlarının durumlarını yansıtmaktadır. Bu zonlar volkanik kayalar içinde bozuşma ve kırıklık gösteren doğrultular boyunca yer altı suyunun hareketli olduğuna işeret etmektedir. Bu son durum zemzem suyunun temel kaya içerisinden çok derinlerden geldiğini göstermekte ve ana kırıklar boyunca alüvyon içine sızmaktadır. Açılacak iki mekanik sondajın R-12 ve R-03 noktalarında 120 metreye kadar inilmesi halinde verimli miktarda su temin edileceği düşünülmektedir. Bu şekilde yağmur suyu tünellerinin zemzem suyuna olan olumsuz etkinliği ortadan kaldırımış,buna ilave olarak Kabe etrafında yoğun bina stoklarının zeminde oluşturdukları kirlilik elemine edilerek, belkide temel kaya suyunun daha verimli olmasına fırsat verecektir. Yazarın resmi görevi nedeniyle Türkiyeye dönmesi ,yukarda izah edilen ZemZem suyunun derinlerdeki ezilme zonuyla olan ilişkisinin sonuçlandırılamamış bir proje olarak kalmasına neden olmuştur.Yeni nesil jeofizikçilerin araştırma yapabilecekleri bu önemli konu, kutsal topraklarda hala araştırılmayı beklemektedir.

Download PDF file